CHP Lideri Deniz Baykal, Erdoğan'ın "Baykal döneminde rüşvet verdim"
sözlerine ne dedi?
Ali ÖZTUNÇ/ANKARA
---------------------------------------------------------------------------
-----
Anayasa değişikliğine karşı çıkan CHP lideri Baykal sert konuştu: Laiklik
boğazlanırken, sesi çıkmasın diye demokrasi davulu mu çalacaksınız?
Cheney’le iddianameyi konuştuysan en ağır şekilde cezalandırılmanı
isterim
CHP lideri Deniz Baykal, AKP’ye yönelik kapatma davası sonrasında
gündeme gelen ”iktidar-muhalefet uzlaşsın“,
”Erdoğan-Baykal buluşsun“ taleplerine kapıyı kapatırken,
Anayasa değişikliklerine de karşı çıktı. Baykal şöyle konuştu:
Araba niçin devrildi?: Sorun CHP-AKP, Erdoğan-Baykal çatışması mı? Hayır bu
değil. Sorun iktidarın, devlet düzeni ile, Anayasa ile çatışmasıdır.
Siyasetin uyarıları işe yaramayınca, devreye hukuk girdi. Şimdi herkeste
bir telaş. Ne yapacağız? Ne yapacağız değil, niçin buraya geldik. Niçin
araba devrildi? Bu tablo 1923’den beri gündeme gelen bir durumdur.
Demokrasimizin rayına oturduğunu söylemeyiz. Üç tane açık açık askeri
müdahale oldu. Dört tane parti kapatıldı. Bu geçmişi bildiğimden ben de
2002’de gidip uyardım.
Yanlışın hesabı soruluyor: Cumhurbaşkanlığı seçiminde uzlaşmayı dışlamadan
başlayan pek çok yanlışlık yapıldı. Uyarılarımız dinlenmedi. Şimdi
iddianame çıktı. Olay yapılan yanlışların hesabını sormaya yöneliktir. Bu
tartışma din-laiklik tartışmasıdır. Biz hukuka görev kalmasını istemedik.
Ama siyaset önleyemedi. Hukuk şimdi bu yanlışa müdahale ediyor. Hukukun
elini tutmak, ’Anayasa’da laikliğe gerek yok’
anlayışıdır. Anayasa, hukuk kendisini korumayacak mı? Hukuk işlerse kaos
çıkarmış, hayır asıl kaos hukuk işlemezse çıkar.
Bırak parmak acısın: Toplum anlayışımızda ’şeriatın kestiği parmak
acımaz’ sözü vardır. ’Parmak acıyacaksa şeriatı
değiştiriverelim’ anlayışı yoktur. Parmak acıdı diye isyan etme,
şeriat işlesin, parmak acısın. Bozulmaması gereken Atatürk
Cumhuriyeti’dir.
Çözüm hukuktur: Bir de bu demokrasi paketi aşkı çıktı. Demokrasi paketinin
içinde üstünü kapatmak istediğiniz bir konu var. Laiklik ilkesi
katledilirken, boğazlanırken, sesi çıkmasın, duyulmasın diye demokrasi
bandosu, davulu, trampetleri mi çalacaksınız? Eğer ortada bir Anayasa
ihlali varsa, artık o iş siyasetin değil, hukukun işidir. Çözüm hukuktur.
Asıl hukuku engellemek kaostur.
Neredeydiniz?: Türkiye’de ipini koparan birden bire bize akıl
veriyor. Ne yapmamız gerektiğini anlatıyorlar. Biz bu mücadeleyi yıllardır
götürüyoruz, bu devleti biz kurduk. Siz laikliğin Müslüman bir toplumda ne
kadar önemli olduğunu biliyor musunuz? Bu işe bu kadar meraklıysanız, RP
kapatılırken neredeydiniz? RP için ’müstehak, hakkıdır
kapatılmalı’ diyordunuz. Niçin, çünkü RP milliciydi. Kıbrıs konusunda
sertti. RP olsa bu Vakıflar Yasası çıkar mıydı?
Sokrates örneği: ABD Başkan Yardımcısı Cheney geldi. Anlaşılan Başbakan
onunla görüşmesinde iddianameyi şikayet konusu yapmış. Sokrates, haksız bir
şekilde idama mahkum edildiğinde, yakınları, arkadaşları, bu hükmün haksız
olduğunu, kendisini kaçırıp, hapisten kurtarmaya hazır olduklarını
belirterek, izin istediler. Sokrates, ’Yanlış, haksız olabilir ama
memleketimin kanunlarının uygulanmasına karşı çıkmak, benim kesinlikle
yapamayacağım bir şeydir. Ülkenin yasalarının işlemesi için gerekirse
canımı bile vermeye hazırım’ diyerek, baldıran zehrini içmeye hazır
olduğunu söyledi. Bir o manzaraya, bir bu manzara bakın. Bizimki gidiyor,
Cheney’e, ’Başsavcı iddianameyi hazırladı’ diye
ağlaşıyor. Diğer suçlardan bir şey söylemem de bu eğer gerçekten olmuşsa,
bundan dolayı senin hakkında en ağır cezanın alınması gerektiğine
inanıyorum.
Tiynetinde rüşvet varsa Baykal ne yapsın?
Başbakan, son olarak 30 yıl önce rüşvet verdiğini ifade ediyor. Arkadaşım
senin tiynetinde rüşvet vermek varsa, Deniz Baykal sana ne yapsın? 30 yıl
öncesini konuşup, bugün itiraf ediyor. Rüşvet vermekle, rüşvet almak hukuki
ve ahlaki açıdan aynı kapıya çıkmıyor mu, konumu aynı değil mi?
Başbakan’ın rüşvet sözcüğünü ağzına almasını tavsiye etmem.
Egemen Bağış: 70 yaşına geldin iftira atıyorsun!
AK Parti'nin dış ilişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış,
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ı son açıklamaları nedeniyle eleştirdi.
İstanbul Merkezi'nin Brüksel bürosu açılışı nedeniyle Belçika'da bulunan
Bağış, Baykal'ın, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkan Yardımcısı
Dick Chaney'in görüşmesine ilişkin bazı sözleri üzerine şu açıklamayı
yaptı:
'Millet vicdanında yargılanarak müebbet muhalefete mahkum olan ana
muhalefet partisinin değişmez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez genel
başkanı, her zamanki hırçın tavrı ile sayın Başbakanımıza iftiralarla
sataşmıştır. Kendisi sayın Başbakanımızın ABD Başkan Yardımcısı Cheney ile
ilgili olarak ABD Büyükelçisinin hiçbir zaman yapmadığı bir beyanı varmış
gibi konuşmuş ve Başbakanımızın, Cheney ile görüşmesinde iddianameden
yakındığını iddia etmiştir.
Görünen o ki demokratik yollarla iktidara gelme umudunu yitiren Sayın
Baykal, 70 yaşına girmeye hazırlanırken iftira ile siyaset yaparak gene
siyasetçilere başarısızlık örneği sunuyor. ABD Büyükelçisinin böyle bir
beyanı olsaydı bunu hepimiz bilirdik. Sayın Baykal'ı, sözünü ettiği bu
beyanatın varlığını ispat etmeye çağırıyorum. Sayın Baykal'ın artık
iftiralar ile siyaset yapılamayacağını öğrenmesini umuyorum.
Eğer bu ispatı gerçekleştiremezse kendisinin düşeceği acizliği yüce
milletimizin takdirine sunuyorum. Gerek ekonomide, gerekse iç ve dış
politikada her şey iyi giderken buhranlar yaratma konusundaki maharetini
bir kez daha kanıtlayan Baykal'ı, Türkiye'nin huzuru, istikrarı ve aydınlık
yarınları için dürüst siyaset yapmaya davet ediyorum.'
BAŞBAKANLIK: İFTİRA
Başbakanlık Basın Merkezinden yapılan
açıklamada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ABD Başkan Yardımcısı Dick
Cheney ile Ankara ziyareti sırasında yaptığı görüşmeye atfen bazı medya
organlarında "iftira mahiyetinde yakışıksız sözlere" yer verildiği
belirtilerek, "Hiçbir mesnedi olmayan maksatlı spekülasyonların hangi
amaçla sürdürüldüğü hususunu kamuoyumuzun takdir ve değerlendirmesine
bırakıyoruz" denildi.
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Sayın Başbakanımızın, Ankara'yı ziyareti sırasında ABD
Başkan Yardımcısı Sayın Dick Cheney ile yaptığı görüşmeye atfen bugün
bazı medya organlarında iftira mahiyetinde yakışıksız sözler yer
almıştır.
Daha önce, bir gazetenin konuyla ilgili haberinde, yetkililerin, ABD
Büyükelçiliği adına iddiayı reddettiği kayda geçirilmiş, mutat
bilgilendirme toplantısında aynı gazetenin yorumu ve spekülasyona
dayandırdığı bu haber, Başbakanlık tarafından da yalanlanmıştır.
Hiçbir mesnedi olmayan bu maksatlı spekülasyonların hangi amaçla
sürdürüldüğü hususunu kamuoyumuzun takdir ve değerlendirmesine
bırakıyoruz."
____________________